Bitkilerden ses gelir mi ?

Aylin

New member
[color=]Bitkilerden Ses Gelir Mi?[/color]

Bir arkadaş ortamında rastgele ortaya atılan soruların çoğu, çoğunlukla “işte bunu da konuştuk” düzeyinde geçer gider. Ama “Bitkilerden ses gelir mi?” sorusu, öyle bir soru ki hem merak uyandırıyor hem de hafif bir gülümseme yaratıyor. Çünkü kim, yan masadaki ficus’un kahkaha attığını hayal etmek istemez ki? Tabii ki bunu ciddi bir bilimsel bakış açısıyla ele almak gerek; ama arada hafif bir tebessümü de esirgememek şart.

[color=]Bitkiler, sessiz misafirler[/color]

Geleneksel algıya göre bitkiler sessizdir. Evimizdeki orkide veya salon bitkisi, ne telefonda dedikodu yapar, ne de gülme krizine girer. Ama işin aslı, sessizlik mutlak değil. Bitkiler, çevreleriyle iletişim kurmak için farklı mekanizmalar kullanır; bu iletişim genellikle insan kulağının algılayamayacağı frekanstadır. Örneğin rüzgarla sallanan yaprakların hışırtısı, köklerin toprağı “hissetmesi” veya bitkinin savunma hormonlarını serbest bırakması, bir tür “ses” olarak değerlendirilebilir.

Hani arkadaşınız size “Bitkiler sessizdir, hiç konuşmazlar” dediğinde, ona bilimsel olarak hak verirsiniz, ama aynı zamanda göz ucuyla salondaki aloe verayı biraz daha dikkatli izlersiniz. Çünkü sessizlik, mutlak sessizlik değildir; sadece bizim standart algımızın dışında bir sessizliktir.

[color=]Bitkiler ve ultrasonik cızırtılar[/color]

Bilim dünyası uzun yıllardır bitkilerin mekanik stresler karşısında ultrasonik titreşimler ürettiğini fark etti. Örneğin, bir bitkinin kuraklık veya fiziksel baskı altında bırakılması durumunda, kökleri ve gövdesi mikroskobik düzeyde ses dalgaları yayıyor. Bu frekanslar genellikle 20 kHz’in üzerinde; yani insan kulağıyla duyulması mümkün değil.

Burada araya küçük bir ironi sıkıştıralım: Yani evdeki kaktüsünüz stres altında, sizin onunla “konuşmadığınızı” düşünüyor olabilir; ama sizin kulaklarınız bunu duyamıyor. Eğer bir gün bilim insanları bu sesleri insan duyusuna çevirebilirse, kaktüsünüzün size küstüğünü de duyabilirsiniz. Tabii bu, arkadaş ortamında ortaya atılacak bir iddia olarak eğlenceli, ama ciddi bilimsel araştırmalara dayanıyor.

[color=]Bitkiler ve kimyasal fısıltılar[/color]

Bitkiler sesin yanı sıra kimyasal sinyallerle de iletişim kurar. Örneğin, bir bitki yapraklarında bir zararlı fark ettiğinde, yakınındaki bitkilere uçucu organik bileşikler gönderir. Bu, bitkilerin bir tür “uyarı sistemi” oluşturmasıdır. Burada biraz mizah kaçırmadan şöyle düşünebiliriz: Bitkiler sessizce birbirine haber veriyor; bir nevi “komşu komşunun kökünden ne haber” mantığıyla.

Kimyasal uyarılar, bir bitkinin “sesini” doğrudan duyamadığımız için gözden kaçabilir; ama mantık olarak, iletişim hala oradadır. İnsanlar gibi yüksek sesle konuşmak zorunda değiller; yeter ki mesaj iletilsin. Buradaki fark, bitkilerin mesajları bir bakıma görünmez ve duyulamaz, ama işlevsel olarak etkili.

[color=]Bitkilerle konuşmak: romantik mi, bilimsel mi?[/color]

Hepimiz duymuşuzdur: “Bitkilerle konuşmak onları büyütür.” Şimdi, bunun tamamen romantik bir yaklaşım olduğunu düşünüyorsanız, haklısınız. Ama bir nebze bilimsel temeli de var. İnsan sesi, bitkinin yaprakları ve gövdesi üzerinde hafif titreşimler oluşturur. Bu titreşimler, hücresel düzeyde bitkinin su ve besin iletimini etkileyebilir.

Tabii burada dikkat: Eğer sabahları orkidenize fıkra anlatıp, öğlen kökleriyle sizinle tartışmayı bekliyorsanız, biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bitkiler “konuşur” ama bizim algımızdaki diyalog biçiminde değil.

[color=]Bitkilerden ses duymak mümkün mü?[/color]

Özetle, evet ve hayır. İnsan kulağıyla duyulabilir ses üretmezler ama mikroskobik ve ultrasonik seviyede titreşimler yaratırlar. Bu titreşimler, kuraklık, rüzgar, fiziksel baskı gibi çevresel etkilere yanıt olarak ortaya çıkar. Ayrıca kimyasal iletişim, bitkilerin kendi türleri ve çevreleriyle kurduğu bir “sessiz dil”dir.

Bu noktada insan biraz hüzünlenebilir: Bitkiler aslında dünyayı sessizce gözlemliyor, bize herhangi bir itirazda bulunmuyorlar. Ama buna rağmen kendi aralarında sürekli bir etkileşim ağı var. Yani sessizlik yalnızca insan algısının bir sınırıdır.

[color=]Sonuç: Biraz sessizlik, biraz gizem[/color]

Bitkiler sessiz gibi görünse de aslında bir “ses dünyası”na sahipler. İnsan duyusuyla doğrudan algılayamasak da, ultrasonik titreşimler ve kimyasal sinyallerle sürekli iletişim halindeler. Bu, onların hayatta kalma stratejilerinin bir parçası; kendi gizemli dili.

Arkadaş ortamında bu konuyu açarsanız, muhtemelen ilk tepki “Bitkilerden ses mi gelir, ne demek şimdi bu?” olur. Ama bir sonraki adımda, herkes gizlice bitkilerini dinlemeye çalışmaya başlayabilir. İşte o an, bilim ve mizahın tam ortasında, hafif bir tebessümle bitkilerin sessiz ama etkili dünyasını fark edersiniz.

Ve belki bir gün, ultrasonik mikrofona sahip bir cihazla kaktüsünüzün size ne düşündüğünü duyarsınız. Ama şimdilik, sessizlik hem huzur hem de gizem demek.

Bitkiler sessiz değil, sadece konuşma biçimleri bizden farklı. Ve belki de bazen, biraz sessizlik hepimize iyi gelir.

Kelime sayısı: 832
 
Üst